Pazartesi, Mayıs 29, 2006

Labneli Makarna


Merhaba, uzun bir aradan sonra yine sizlerleyim.

İtalya anılarımı sizlerle paylaşacağım ama şu sıralar şirkette taşınma işleri yeni birim değişikliği falan derken ancak tarif paylaşmaya fırsatım oldu. Bu yüzden beni affedin..Tarifleri sadece şirketten yollamaya zamanım olduğu için beni anlayacağınızı düşünüyorum. Çünkü oğluma evde zaman ayırmam gerektiği için bilgisayarın başına oturamıyorum.
İtalya'da gece gündüz makarna, pizza, risotto, ravyoli gibi hamur işleri yedikten ve eve gidince ağzıma artık bir ay makarna koymaycağım diye kendi kendime söz verdikten sonra evde yemek olmadığı ve yapılması en kolay yemek olduğu için makarna yaptığımda eşim çok gülmüştü. Ama o yorgunlukla yapılacak başka bir şey yoktu gerçekten. Yine de ortaya çok lezzetli bir İtalyan makarnası çıktı. Bakalım siz de beğenecek misiniz?

Gelelim tarifimize..


Malzemeler:

1 pk makarna
1 pk labne peyniri
Kurutulmuş domates ve domatesin zeytinyağı
1 yemek kaşığı nane
1 diş sarımsak

Yapılışı:

Makarnamızı haşladıktan sonra çok az soğuk su ile yıkayalım. Tenceremize zeytinyağı (kuru domatesin zeytinyağından da bir iki kaşık ekleyelim aroma katsın diye) ilave edelim ve domateslerimizi kavuralım. Nanenimizi, peyniri ve dilimlenmiş sarımsağımızı da katarak biraz daha kavurduktan sonra makarnamızı ekleyelim ve afiyetle yiyelim.

Pazartesi, Mayıs 22, 2006

Ciao Millet!

Merhaba millet ben geldim!
8 gün aradan sonra yine vatan topraklarındayım. Sağ salim geldik, merak eden arkadaşlarıma duyurulur. Çok keyifli, huzurlu ve eğlenceli bir tatil oldu. Hele Arca'mla beraber olmak çok daha keyifliydi. Hiç sorun çıkarmadı yavrumuz. O kadar sessiz ve sakindi ki her göre maşallah dedi. Böyle olmasa zaten yola çıkmaya cesaret edemezdiniz dediler ki kesinlikle haklılar. Bugün, halen yorgunluğum devam ettiği ve işlerim biriktiği için daha fazla yazamayacağım ama anlatacak çok şey var. Yavaş yavaş sizinle bunları paylaşmayı istiyorum. Şimdilik sadece iyi olduğumuzu bilmenizi istedim. Hepinizi çok özlemişim.

Sevgiler...

Çarşamba, Mayıs 10, 2006

Çikolatalı Sarma


Merhaba, tatile çıkmadan önce bir tarif daha yayınlayayım istedim. 22 Mayıs'a kadar yurtdışında olacağım. Sizlerden bir hafta uzak kalacağım ama ne zamandır gidip görmek istediğim İtalya'yı gezme fırsatım olacak. İnşallah güzel bir tatil olur. Arca'yla ilk kez bu kadar uzun süreli bir geziye çıkacağız. Bakalım burnumuzdan mı gelecek yoksa bir çekirdek aile olarak çok zevk mi lacağız orasını bilemiyorum. Tek telaşım Arca'nın oralarda hastalanması, huysuzluk yapması, düzeninin kalıcı olarak bozulması. Hep birlikte göreceğiz artık..
Bugünkü tarifim annemden yine.. Çok lezzetli ve sunumu da bir o kadar güzel. Bakalım beğenecek misiniz?
Hepinize şimdilik hoşçakalın diyorum. Ben yokken kendinize iyi bakın olur mu? Benide özleyin.

Malzemeler:

150 gr tereyağ
1 pk bitter çikolata
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı şeker
2 yumurta
3 su bardağı un (400 cc lik) yada 200 cc lik lerden 6 bardak
1 pk vanilya
3 yemek kaşığı kakao
2 pk kabartma tozu
1 pk vanilya
Süslemek için pudra şekeri

Şekerli Karışım için:

1 su bardağı şeker
1/2 su bardağı su
1/2 su bardağı portakal suyu

Öncelikle şekerli karışımı hazırlayalım. Şekeri, portakal suyunu ve suyu bir kapta şeker iyice eriyene kadar karıştıralım.

Tereyağını eritip ocaktan alalım ve içine çikolatamızı kırarak eritelim ve soğumaya bırakalım. Şeker ve yumurtaları iyice çıptıktan sonra sıvıyağımızı ilave edelim. Tereyağlı-çikolatalı karışımımızı ve kakaoyu da ekleyerek çırpalım. Unu, kabartma tozunu ve vanilyayı ayrı bir kapta karıştırıp eleyerek karışıma dökelim ve yoğuralım. Ceviz büyüklüğünde parçalar koparalım ve parmak kalınlığında yuvarlayarak yaklaşık 20 cm lik rulolar yapalım.
Pişirme kağıdı serili tepsimize aralıklı dizelim ve 180 derece fırında 25-30 dakika pişirelim. Kürdanla kontrol ettiğinizde temiz çıkmalı.
Fırından çıkan kurabiyeleri sıcakken şekerli karışıma batıralım ve üstleri açık olarak soğumaya bırakalım. Kurabiyeler kuruduktan sonra pudra şekeri ile süsleyelim ve afiyetle yiyelim..

Beğendili Köfte


Nihayet bloğumu güncellemeye fırsat yaratabildim bugün! Öyle bir yoğunluk içindeyim ki bu hafta ve önümüzdeki hafta nasıl geçecek bilmiyorum. Bu yüzden önümüzdeki hafta da bloğumu güncelleyemeyeceğim şimdiden affınıza sığınıyorum.

Kayınvalidem yazın bahçesinde yetişen patlıcanları bir güzel közledikten sonra birer yemeklik olarak paylaştırır ve derin dondurucuya koyar. Kışın soğuğunda dolaptan çıkarıp çözdürdüm mü mis gibi köz kokan patlıcanlarım hazırdır. Bu haftaki yemek tarifim de bu patlıcanlarla yapıldı.

Malzemeler:

2 adet közlenmiş patlıcan
1 kaşık tereyağı
yarım bardak süt

Sos için:

2 Domates
2 adet yeşil biber
1 diş sarımsak
1/2 su bardağı su

Köfte için:

500 gr kıyma
1 büyük soğan
Yarım ekmek içi
maydonoz
Tuz, biber, kimyon
1 yumurta
1 kaşık salça

Yapılışı:
Közlenmiş patlıcanları erimiş tereyağı ve sütle karıştırıp robottan geçirelim.

Domates, rendelenmiş sarımsak ve biberi zeytinyağda kavurup suyu ilave edelim bir taşım kaynatalım ve ocaktan alalım.

Kıyma, rendelenmiş soğan, yumurta ve diğer malzemeleri karıştırıp elimize yapışan bir kıvam alana kadar köfteyi iyice yoğuralım.

Tepsimizi yağlayıp tepsinin dibine beğendimizi yayalım. Üstüne şekil verdiğimiz ve önceden biraz kızarttığımız (pembelikleri gidene kadar) köftelerimizi dizelim en üste de sosumuzu gezdirelim ve 190 derece fırında pişirelim.
Afiyet olsun

Salı, Mayıs 02, 2006

Portakallı Çilli Kek


Aslında bu hafta bir yemek tarifi verecektim. Haftasonu yaptığım ve fotoğrafladığım bir yemek, ancak son günlerde bir halsizlik, bir yorgunluk çöktü ki üstüme sormayın. Kolumu bile kıpırdatmaya gücüm yok. Daha önce yapıp resmini çektiğim bir kek tarifini koyayım da bari bloğum boş kalmasın dedim, aslında bunu bile yerleştirecek gücü zor buldum kendimde. Ama bir tarif vermeden de içim rahat etmedi açıkçası. Sanırım grip belirtileri göstermeye başladım. Sonum, yatak döşek yatmak olacak anlaşılan. E tabi mevsim de uygun, ofiste hasta olanlar da var, durumu çok müsait anlayacağınız. O kadar da dikkat ediyorum kendime ama olmuyor işte. Millet arkası açık ayakkabı giymeye başladı ben de hala uzun kışlık çizmeler duruyor. Neyse, kendimden bahsederek sözü fazla uzatmayayım. İşte bu lezzetli kekin tarifi aşağıda. Oğluşum bu keke bayıldı belirtmeden geçmeyeyim dedim.


Malzemeler:

1 su bardağı şeker
3 yumurta
3 çorba kaşığı haşhaş
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 portakal kabuğu rendesi
1/2 su bardağı portakal suyu
2,5 su bardağı un
1 pk kabartma tozu
1 pk vanilya
1 fiske tuz
Üzeri için pudra şekeri

Yapılışı:

Şeker, yumurta ve yağı şeker eriyene kadar iyice çırpalım. Portakal suyunu ilave edelim biraz daha çırptıktan sonra haşhaşı ekleyelim. Un, kabartma tozu ve vanilyayı bir kapta karıştıralım ve eleyerek karışıma ilave edelim. İyice yağladığımız kek kalıbımıza dökerek 180 derecede 40 dakika kadar pişirelim. Kürdan batırdığımızda kuru çıkmalı.Soğuduktan sonra üzerne bolca pudra şekeri serpelim. Küçük bir not, yukarıdaki malzemelerle küçük bir kek çıkıyor. Bu nedenle geniş bir kek kalıbı kullanmayın. Baton bir kek kalıbı uygun olabilir. Ben şekilli olsun diye ortası delikli olanlardan kullandım ama karışım az geldi ve yüksekliği az olan bir kekim oldu. Çok yumuşak bir kek olduğu için de çıkartmaya çalışırken parçalanır gibi oldu. Bundan sonra bu keki yaparken baton kalıp kullanacağım. Hem daha kabarık bir kekim olur hem de kalıptan çıkarması kolay olur. Keki topkek kalıplarında bile yapabiliriz aslında..
Afiyet olsun..