Salı, Kasım 15, 2011

Bodrum-Gümüşlük-Sevdalandım


 Öyle bakir, öyle sessiz, öyle temiz ki...Ben nerdeyim duygusu uyandırıyor. Böyle güzelliklerin kirletilmesine öyle alışmışız ki burası gerçek olamaz diye düşünüyorsunuz. Ne acı değil mi? Oysa halen böyle bakir kalan yerlerin olmasından dolayı mutlu olmamız gerek. Bizse neden daha çok yok diye üzülüyoruz. İstiyoruz ki her yer böyle olsun, çocuklarımız, geleceğimiz, bu güzelliklere hasret kalmasın. Ama haksız mıyız? Elbette değiliz. İstediğimiz sadece çok insancıl şeyler. Şükredelim ki halen insancıl hücrelerimiz az da olsa yaşıyor....
Deniz fenerleri....Hüznün, yalnızlığın, dostluğun, yol arkadaşlığının simgeleri..Çok severim. Sevmeyen var mıdır? Bilemem..Ben çok seviyorum, bunu biliyorum.

Deniz feneri
Işığın, ışığım olsun.
Dilerdim bir elin olsun
Uzansın, elimi tutsun.
Yalnız yürüdüğüm yolda
Rüzgarlı sesin
Yoldaşım olsun.

Mandalina reçelleri....İştah açıcı, gel beni ye diyor..Kızarmış mis gibi karadeniz tereyağı sürülmüş ekmeğin üzerine bir tatlı kaşığı mandalina reçeli...
 Kırmızı...ateşin çekim gücü...muhteşem, baştan çıkarıcı, dikkat çekici...


Ne olacak benim bu nar sevdam? Bu iki devasa nara bayıldım. Ancak uçakla döneceğimiz için alamadım:( Alamadım:( Alamadım:( ve çooook üzüldüm....

0 yorum:

Yorum Gönder