Çarşamba, Nisan 05, 2006

Osmanlı Kültürü


Paylaşmadan edemedim. Öyle hoşuma gitti ki. Sebep ne olursa olsun kötülüğe, aşağılayıcı davranışlara aynı şekilde yanıt vermek bizi de onu yapanlardan farklı kılmaz. Önemli olan karşılığını, basitleşmeden onurlu bir şekilde verebilmektir. Ben de kendi açımdan böyle davranmaya çalışıyorum. Bazen gerçekten çok kötü birşeyle karşılaştığımda öfkeme yenilip bana hiç yakışmayan şeyler söyleyebiliyorum ama sonradan düşündüğümde aslında öyle davranmasam çok daha olgun ve büyük görünmüş olabilirdimlerle karşılaşıyorum. Aşağıdaki yazıyı da okuyunca aslında her zaman böyle davranmanın kazanan taraf olunacağına inancımı artırdığını, bundan sonra benzer şeylerle karşılaştığımda bu küçük nükteyi hatırlayacağıma kendi kendime söz verdiğimi sizlerle de paylaşmak istedim. Sevenlere duyurulur...


Yavuz Sultan Selim döneminde, dönemin İran Hükümdarı Şah İsmail, içinde değerli taşlar ve mücevherlerle dolu bir hediye sandığı gönderir Sultan Yavuza. Hediye sandığı padişahın huzurunda açılır içinden gerçekten çok değerli mücevherler çıkar fakat aynı zamanda sandıktan çok kötü bir koku yayılmaya başlar etrafa. Kimse buna bir anlam veremez. Hemen sandığın içi araştırılır ve dibin d e insan dışkısı bulunur. Aklınca Şah, Sultan Yavuz'a hakaret etmeye çalışmıştır. Sultan Yavuz bu duruma sinirlenir ve etrafındakilerden bu saygısızlığa Osmanlıya yakışır şekilde bir karşılık verilmesi için herkesin düşünmesini emreder ve çözümü herkesten önce kendisi bulur. Hemen aynı güzellikte bir sandık hazırlanmasını ve içine güzel kokulu, çok lezzetli gül suyu lokumlarından bir kutu konulmasını emreder. Sandığın dibine de kendi yazdığı mütevazi bir not iliştirir. Sandık elçi aracılığıyla Şah'a iletilir. Sandık açılır ve etrafa mis gibi gül kokusu yayılır. Değerli mücevherlerin arasında bir kutu gül suyu lokumu gören Şah da buna bir anlam veremez. Elçi kutuyu açar ve son derece saygılı bir biçimde içinden önce kendisi bir tane alır ve yer, sonrada şaha ve diğerlerine ikram eder. Elçi, halen olayı kavramakta zorlanan Şah'a, sandığın dibindeki mütevazi notu uzatır. Notta şunlar yazılıdır." İsmail, herkes yediğinden ikram eder".

11 yorum:

  1. Sevgili Evren, bunu ilk esim anlatmisti bana. Ben de davranislarimla karsimdakini rencide etmemeye, incitmemeye dikkat ederim. En kotu durumda bile kotu sozleri agzima almam, alamam. Ama insan kendini bozmadan, seviyesini dusurmeden de hakkini arayabilir veya davranislarini belirleyebilir olumsuzluklara karsi. Ne guzel bir ornek degil mi?
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  2. Defne merhaba ,
    gerçekten çok güzel bir örnek. Öyle hoşuma gitti ki mutlaka paylaşmalıyım dedim.Söylediklerine kesinlikle katılıyorum. Bence herşeyin usturuplu yolları var ve bizler aydın kişiler olarak bu yolları seçmeliyiz.
    Sevgilerimle,

    YanıtlaSil
  3. Evrencim, bu hikayeyi daha önce hiç okumamıştım ama çok hoşuma gitti...Bende senin gibi haksızlıklara gelemem ve kötü niyetli insanlara kendilerini güçlü görmesinler diye haddini bildirmişimdir hep ama Sultan Yavuz'un kullandığına benzer yollarla, onların seviyesine inmeden ama gerekli etkiyi sağlayacak sözlerle,hatta bazen hiç bir şey söylemeyerek de onları çıldırttığım olmuştur...:)))
    Öpüyorum canım arkadaşım, paylaştığın için teşekkürler :))

    YanıtlaSil
  4. Süper hikaye! Çok hoş gerçekten:)

    YanıtlaSil
  5. Cok güzel bir örnek herkez icin, bazen ne derler tatli söz yilani deliginden cikartir, buda onun gibi her yapilana ayni sekilde karsilik vermemek insanin seviyesini yükseltir asilligini ortaya cikartir. Tesekkürler bizlerle paylastigin icin.
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  6. Safrancığım, sen de benim gibisin işte..Hal böyle olunca dillerimizi tutup bu şekilde güzel yanıtlar verebilmeliyiz.Eh işte bundan sonrada biraz bunlar için kendimizi geliştirmek için çalışmak lazım. En azından ben öyle yapacağım..
    Öptüm ben de seni canımcım
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  7. Annelog merhaba,
    hikayeyi beğendiğine sevindim.Ben de çok beğendim o yüzden sizlerle paylaşayım dedim..
    Sevgiler
    Evren

    YanıtlaSil
  8. Özgül merhaba,
    Rica ederim. Hikaye öyle hoşuma gittiki arkadaşlarım da öğrensin istedim. Beğendiğine sevindim doğrusu.
    Sevgiler
    Evren

    YanıtlaSil
  9. Çok güzelmiş gerçekten, ben de kimseyi kırmamaya çalışırım ama bazen yanlış anlaşılıyorum, iyi niyetle söylediklerim ukalaca anlaşılabiliyor malesef :( konuşma özürlüyüm yani...

    YanıtlaSil
  10. Nilüferciğim, herkes benzer durumlara düşebiliyor işte. Önemli olan senin bunu kötü niyetle söylememen bence.. Sen kendini bilince, yeri geldiğinde durumu seni yanlış anlayana açıklayabilirsin değil mi?hikaye gerçekten çok anlamlı bu konuda.. Sana, seni yanlış anlayan ne kadar kötü davranırsa davransın sen iyi davranmaya devam et ki ne kadar büyük olduğun zamanı gelince anlaşılır.
    Sevgiler,

    Evren

    YanıtlaSil