Cuma, Eylül 29, 2006

Çikolatalı Salep


Havaların soğumaya başladığı, yağmurun yaz sıcaklarını silip süpürdüğü şu günlerde kış mevsiminin ruhuna bürünmeye başladık bile öyle değil mi? Bulutlu ve kasvetli bir gökyüzü, her an yağdı yağacak deyip yanımızda taşıdığımız şemsiyeler, yağmurluklar, kapalı ayakkabılar kışı müjdelemiyor mu size de? Müjdelemek diyorum çünkü bildiğiniz gibi en çok istediğim şeylerden biriydi havaların soğuması! Yazı sevenler alınmasın çünkü bu, bu seneye mahsus bir şey, malum hamileyiz...Bu havalar başlayıp da kış ruhunu hissetmeye başladığımdan beri canım hep kışa ait şeyler yapmak istiyor, mısır patlatmak, salep pişirmek gibi. Peki siz salebi hiç çikolatalı denediniz mi? Biz geçen akşam denedik. Arcoş ve ben çok sevdik. Arcoş her aldığı yudumda mmmmhh! deyip duruyordu:)
Yapılışı mı? Çok basit.. Salebi bildiğiniz şekilde pişirirken içine yarım paket bitter çikolata atın, bırakın erisin.. O harika kokuyu alıyor musunuz? Salep ve çikolata kokusu?


Bilmeyenler için 3 nescafe fincanı süt için tarifi vereyim..
3 Fincan süt, arzunuza göre toz şeker, 2 dolu tatlı kaşığı salep tozu veeee çikolata.. Hepsini karıştırıp koyulaşana kadar pişirin ve fincanlara paylaştırın.. Afiyet olsun...

Salı, Eylül 26, 2006

Zeytinyağlı Dolama Börek

Herkese merhaba,
Son yaşanan hırsızlık olayından ve yapılan basitlikten dolayı yeni bir tarif ekleyip eklememe konusunda epey bir kararsız kaldıktan sonra haklı sonunda hakkına kavuşacaktır diyerek haftasonu yaptığım böreğin tarifini paylaşmaya karar verdim. Sevgili dostlarım, tariflerimizi bloglarımız aracılığıyla okumaya çalışın lütfen. Başka sitelerde bizim isim ve linklerimizi görürseniz bilin ki bu siteler bizlerin emekleri ve sizlerin hitleri sayesinde haksız gelir elde etmekteler.. Tarifleri bloglardan takip etmek hem blog sahipleri ile güzel dostluklar kurmanızı hem de emeklerine saygı göstermenize yardımcı olur.
Bu haftasonu canım şöyle hamur işi birşeyler isteyince girdim mutfağa şöyle zeytinyağlı bir dolama börek yapayım dedim. Biz afiyetle yedik bakalım siz de sevecek misiniz?

Malzemeler:

Hamur İçin:

5 Su bardağı Un
1 Su bardağı ılık süt
1 pk instant maya
1/2 su bardağı zeytinyağı
Tuz

İçi için:
500 gr ıspanak
2 baş soğan
tuz
200 gr beyaz peynir

Hamura sürmek için:

½ z su bardağı zeytinyağı
2 çorba kaşığı yoğurt


Yapılışı:

Hamur malzemelerinin tümünü bir kapta karıştırıp yumuşak bir hamur elde edelim ve ılık bir yerde mayalanmaya bırakalım (yaklaşık 1 saat)

Hamurumuz mayalanırken diğer yandan soğanları yemeklik doğrayıp biraz zeytinyağında kavuralım. Ispanakları ilave edip biraz öldürelim. Ateşten aldıktan sonra ufalanmış beyaz peyniri ilave ederek karıştıralım.

Mayalanan hamurumuzu çok az zeytinyağıyla bir kez daha çok kısa yoğuralım ve ikiye bölelim.. Yağlanmış zeminde hamurun yarısını ellerimizi bolca zeytinyağı ile yağlayıp çekiştire çekiştire açalım. Yoğurtlu ve yağlı karışımımızdan sürerek içimizin yarısını hamurun her tarafına yayalım ve yuvarlayarak rulo yapıp yağlanmış tepsiye (23 cm çapında) tepsinin ortasından başlayarak dolayalım. Hamurun kalan yarsına da aynı işlemi uygulayalım ve yine tepsimize rulo yaparak yerleştirelim. Bittiğinde tepsimizin içinde sarmal şeklinde bir hamur olacak..Kalan yoğurtlu yağlı karışımı hamurun üzerine sürüp 200 derece fırında pişirelim. Kürdanla kontrol ederek süreyi ayarlayalım.
Afiyet olsun...

Pazartesi, Eylül 18, 2006

Haftasonu Kahvaltımızdan-Patatesli Omlet


Haftasonu kahvaltımızdan bir görüntü. Patatesli omlet, simit, domates, salatalık. Patatesli omlet, benim vazgeçemediğim kahvaltı lezzetlerinden biridir ve her yemeğe olduğu gibi patates yumurtaya da muhteşem bir lezzet katıyor. Denemeyenlere şiddetle tavsiye ederim. Malzemeler (4 kişilik): 3 Yumurta, Bir orta boy çiğ patates Tuz, karabiber, Tereyağ Yapılışı: Patatesi soyduktan sonra rendenin kalın tarafı ile renedeleyelim. Yumurtayı tuzu ve biberi ekleyip çırpalım. Terayağı ile yağladığımız tavamıza dökelim ve kısık ateşte ağır ağır pişirelim. Alt yüzü iyice piştikten sonra omleti ters çevirip bu yüzün de iyice pişmesini sağladıktan sonra afiyetle yiyelim. Önemli not: Kısık ateşte pişmesi çok önemli yoksa patateslerimiz pişmeden kalır.

Çarşamba, Eylül 13, 2006

Yine Hırsız Var!

www.iskenderiye.com sitesinin alt sitesi www.gurme.net sitesi de hırsızlığa karıştı!
Geçtiğimiz aylarda benzer hırsızlık olaylarına ortak tavır koyup hakkımızı savunmuştuk ve bir daha bu tür olaylarIn olmamasını dilediğimizi söylemiştik ama görüyorum ki kolaycıların nesli kolay kolay tükenmeyecek. Arkadaşlar yeniden birlik olma ve bu tür hırsızlıklara engel olma zamanı.. Sizler de bu tür bir yazıyı sitenizde yayınlayın. Hırsızlar işin daha da kolayına kaçmışlar bu kez ve link aldıkları siteleri otomatiğe bağlamışlar. Siz sitenize her yeni posta gönderdiğinizde onu alıp sitelerinde yayınlıyorlar. Öyleki benim dünkü bebeğimizin erkek olduğunu sizlere müjdelediğim yazıyı da aynen koymuşlar siteye.

Salı, Eylül 12, 2006

Zeytinli Pesto Soslu Makarna


Bu makarna için o malum Ağustos sıcaklarında uğraştım ama yiyemeden çöpe dökmek zorunda kaldım. Zaten yorgunluk ve ağırlık sıkıntı yapıyordu bir de o sıcaklar eklenince değil yemek yapmak yemek yemek bile eziyet halini alıyordu. İşte o sıcaklarda koca bir tencere makarna yapmıştım bir hafta yeter bu bize diyerek. Makarnayı ateşten indirip tezgaha aldım ve daha çok sıcak olduğu için de buzdolabına koyamadım. Alışveriş için dışarı çıkıp da gecenin dokuzunda eve dönünce de yemeği ancak bu saatten sonra dolaba koyabildim. Ertesi gün yemek için makarnayı dolaptan çıkarıp ısıttığımızda ise ne yazık ki bozulmuş olduğunu farkettik. O sıcaklara zavallı makarna bile dayanamamıştı:) Benim üzüntümü bir düşünün! Yeniden yemek yapmak zorunda kalmanın verdiği o dayanılmaz hafifliği!
Neyseki ocaktan aldıktan sonra yarım tabak kadar yeme fırsatı bulmuştum da tatmadan dökmemiş oldum böylece:)

Malzemeler:

Bir paket yassı spagetti
10 adet çekirdeği çıkarılmış siyah zeytin veya bir çorba kaşığı zeytin ezmesi
2 yemek kaşığı kurutulmuş domates (yaklaşık 5 adet yarım domates yapıyor)
100 gr beyaz peynir
1 tatlı kaşığı kuru fesleğen ( veya bir avuç taze fesleğen)
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çay bardağı ince dövülmüş ceviz

Tuz
Karabiber


Yapılışı:
Makarnayı dilediğimiz dirilikte haşlayalım. Sos malzemelerinin hepsini robottan geçirelim ve makarnamızla karıştıralım. Hepsi bu! Afiyet olsun.
Not: Sıcaklarda dışarıda bırakmayın:)

Çikolata Kaplı Kurabiyeler

Haftasonu Arcoş yine mutfakta işbaşındaydı. Hem el becerisi gelişsin hem de birlikte eğlenceli vakit geçirelim diye mutfağa girdik. Ne yapalım kek mi kurabiye mi oğlum diye sorunca büyük bir iştahla “Buabiye” dedi. Hadi dedim o zaman buabiye yapalım!
Mikserle çırpma ve kurabiyeleri şekillendirme işlemi tamamen Arcoşa ait.

Beni bilenler bilir, benim tariflerimde margarinler, kilolarlaca yağlar olmaz. Mümkün olduğu kadar az yağla yapılabilecek lezzetleri sunmaya çalışırım. İşte bu tarif de onlardan biri, hem çok lezzetli hem de çocuklarımıza yedirebileceğimiz kadar hafif ve sağlıklı..

Malzemeler:

1 su bardağı pudra şekeri
2 yumurta
120 gr oda ısısında tereyağ
½ çaybardağı sıvı yağ
3,5 su bardağı un
5 yemek kaşığı kakao
1 pk vanilya
1 pk kabartma tozu

Kuvertür için:
100 gr kuvertür çikolatayı benmari usulü eritelim.

Yumurta, tereyağı, sıvyağ ve şekeri mikserle iyice çırpalım. Un, vanilya ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ekleyelim ve hamuru yoğuralım. En son kakoyu da ekleyip yoğurarak yedirelim. Folyoya sarıp buzdolabında 1 saat dinlendirdikten sonra hamuru yarım santimden biraz daha kalınca açalım ve kurabiye şekillendiricileriyle keselim. Fırın kağıdı serilmiş tepsiye dizelim ve 180 derece önceden ısıtılmış fırında 15 dakika kadar pişirelim. Kurabiyeler iyice eridikten sonra erimiş çikolataya batırıp dinlendirelim. Çikolatalar donduktan sonra afiyetle yiyelim.

Bize bir erkek daha geliyooooor!

Ne olur kusura bakmayın, bebeğimizin cinsiyetini geçen ay öğrendiğimiz halde ben siz sevgili dostlarımla bunu paylaşmayı unuttum. Bize bir erkek daha geliyooooor! Ben üç erkekle nasıl başedeceğimi şimdiden kara kara düşünmeye başladım:) Var mı yardımcı olabilecek biri aranızda:) Allah hepsine uzun ömür versin, babamıza ve iki minik afacanımıza inşallah. Ben erkek istiyordum eşimse kız taraftarıydı, kazanan ben oldum. Eşimse şimdiden darısı üçüncüsüne demesin mi!!!! Şaka şaka:)

Cuma, Eylül 08, 2006

Sonradan Keşke Dememek İçin...Küçük Meleklerimize

Aşağıda beni çok etkileyen bir şiir görüyorsunuz. Etkilenmemek mümkün değil zaten okuyunca. Çoğu zaman iş yorgunluğuyla eve döndüğümde hele evde beni bekleyen bir dolu ev işi de varsa bu ruh halinde oluyor ve Arca'yı oyalama taktikleri ile oyalayıp başımdan savıyordum. Bu şiir yeniden gözümü açtı. Artık elinde oyuncak yanıma gelip "anna oyun oyun" dediğinde "sonra oğlum" demiyorum. Elimdeki işi bırakıp onunla doyasıya oynayıp biraz daha geç yatmayı göze alıyorum. Hele akşamları, onu yatağına tek başına yatırıp uyumasını beklemeden odasından hemen çıkmıyorum artık. Birlikte yatağına girip bir masal okuyup doyasıya okşayıp öpüp kokladıktan sonra iyice uykuya yenik düşene kadar yanında kalıyorum. O da bundan öyle büyük bİr haz alıyor ki benİm yanında olduğumu görünce daha bir güvenli dalıyor uykuya ve arada bir gözünü açıp hala orada olup olmadığımı kontrol ediyor. Yanağını yanağıma dayayıp o şekilde uyuyor ve öyle huzurlu oluyor ki o zaman. Çünkü o bir daha bu yaşlara geri dönmeyecek ve ben onun bu hallerini çok özleyeceğimi biliyorum. Şimdi onun o ipek tenini öpüp okşarken ileride sakallı cildini bu şekilde öpmeme izin vermeyeceğini biliyorum. "Of anne ben çocuk muyum beni böyle öpüyorsun" diyecektir büyük ihtimalle. Minik ayaklarını ellerimin arasına alıp gıdıklarken ileride 43 numara ayaklarına dokunamayacağım hele ellerimin arasına hiç alamayacağım. Bunları düşündükçe onunla sağlıklı ve verimli saatler geçirmenin herşeyden daha önemli olduğunu bu şiir bir kez daha hatırlattı bana. Hatta eşim dün akşam şiiri yazıcıdan bastırıp buzdolabının görebileceğimiz bir yerine asmış her zaman gözümüzün önünde olsun unutmayalım diye. Ne diyeyim, onlar bizim en değerli varlıklarımız ve yeteri kadar zaman ayırıp öpüp koklayarak yetişkinliğe ulaştıralım onları.. Sonradan keşke dememek için...


YETİŞKİN OĞLUMA

Sürekli meşguldüm o kadar sene
Seninle doyasıya oynayamadım
Sen beni çağırdın gel oyna diye
Ben bir türlü zaman ayıramadım

Giydirdim,doyurdum,seni kolladım
Sadece bunları yeterli sandım
Bana oyuncağını getirdiğinde
Ben seni çoğu kez başımdan savdım

Yatağa yatırır seni okşardım
Sen uyur uyumaz hemen çıkardım
Şimdi o günleri çok özlüyorum
Keşke bir dakika fazla kalsaydım

Hayat ne kadar da kısa, yıllar ne çabuk
Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk
Ona dokunmak için uzandığımda
Ellerim boş kalır yüreğim buruk

Artık ne resimler, ne de oyunlar
Ne ‘’ iyi geceler’’ ne sarılmalar
Hepsi çok geride ulaşmak çok zor
Yaşanmadı sanki o güzel yıllar

Artık hiç işim yok, yapayalnızım
Günlerim çok uzun, üstelik bomboş
Keşke isteklerini bir bir yapsaydım
Küçük arzuların şimdi çok şirin çok hoş

Alice Chase

Pazartesi, Eylül 04, 2006

Süt Kremalı Ananaslı Kek

Haftasonu annemle babam buradaydı. Cumartesi günü hava kapalı ve çok sıkıcı olunca da evde kalmaya karar verdik hazır evdeyken kahvenin yanına birşeyler yapalım dedik. İlk kez denediğim bir kaç tarifi birleştirerek yaptığım kek herkes tarafından çok beğenildi. Tekrarı istendi. Açık söylemem gerekirse benim de yediğim en lezzetli keklerden biriydi, ellerime sağlık. Aa unutmadan keki Arcamla beraber yaptık! Ben malzemeleri koyarken o büyük bir dikkatle ve ustalıkla mikseri tutup kek malzemelerini çırıpıyordu:) O kadar meraklı ki birlikte mutfakta çalışmak benim de hoşuma gitmiyor desem yalan olur. Etrafı biraz batırsada minik oğlumun mutfak işleri için elinin kırılmasını geciktirmemek için engellemiyorum. Öğrensin de ileride eşine yardım etsin babası gibi dimi ama:)

Malzemeler:

Kek için:

2,5 su bardağı un
4 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 pk kabartma tozu
1 pk vanilya
1 su bardağı süt
2 çay bardağı sıvı yağ (küçük bardaklardan)
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay kaşığı zencefil tozu
1 su bardağı damla çikolata
½ su bardağı ince dövülmüş ceviz
1 kutu ananas konservesi

Krema malzemesi:

2 yumurta sarısı
1 yumurta beyazı
½ su bardağı şeker
1 pk vanilya
1 su bardağı süt
½ su bardağı su
2 tepeleme yemek kaşığı nişasta


Kek Yapılışı:

Şeker ve yumurtaları mikserle çırıpalım. Un, çikolata ve kabartma tozu hariç diğer tüm malzemeleri ekleyerek çırpmaya devam edelim. Malzemeler bütünleşince un ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ekleyelim en son olarak da çikolataları katıp çok fazla çırpmadan unu karışıma yedirelim. 180 derece fırında yağlanmış kelepçeli bir tepsiye dökerek pişirmeye başlayalım. Kekimizi çok fazla pişirmeyeceğiz, içine kürdan batırdığımızda temiz çıkacak ama üstü kararmayacak çünkü birazdan tarif edeceğim kremayı da kekin içine yaydıktan sonra bir süre daha pişireceğiz.

Krema yapılışı:

1 yumurta akını bir tutam tuz ile kar gibi çırpalım ve kenara koyalım.
Su, süt ve şekeri kaynatalım. 2 yumurta sarısını çatalla çırpıp süt karışımından bir çay bardağı kadar alalım ve yumurta sarılarına ilave edip hızla karıştıralım ve kaynayan tencereye ilave edelim. Nişastayı çok az su ile çözdürüp tenceredeki karışıma katalım ve karıştıralım. Karışımı ocaktan alalım ve çırptığımız yumurta aklarını hızla ilave edelim.

Kekimizi kürdan temiz çıktıktan sonra fırından alalım biraz soğuttuktan sonra kelepçelerini çözüp büyük bir bıçakla ortadan ikiye keselim. Kremadan 4-5 yemek kaşığı ayıralım ve kalanı altta kalan kekin üzerine iyice yayalım. Kekin üst parçasını kapattıktan sonra kalan kremayı kekin üzerine yayalım, tarçın severler bolca tarçın serpebilirler kekin üzerine. Son olarak da ananas halkalarımızı kekin üzerine yerleştirip kekimizi tekrar fırına verelim ve 5-10 dakika kadar daha pişirdikten sonra fırından alalım, ılındıktan sonra afiyetle yiyelim. Keki tekrar fırına vermemizin nedeni kremanın kekle bütünleşmesi. Dilerseniz bu keki bu şekilde kremalamadan da sade haliyle yiyebilirsiniz zaten bu başlı başına lezzetli bir kek vey akremayı kekin arasına sürmek yerine üzerine de yayıp sonra ananasları bu bol kremanın üstüne yayabilirsiniz. Canınız nasıl arzu ederse...Afiyet olsun..